Pek çok üretici son yıllarda fiyat avantajı sebebiyle ürün bileşenlerini Çin’deki üreticilerden almayı tercih ediyor. Genel anlamda Çin’e hücum dönemi sonucunda “her şey Çin’de ucuzdur” anlayışıyla satın alma sorumlularının doğru analizleri yapmadan Çin’e yönelmeleri tedarik sürecinin sonraki aşamalarında sorun çıkartabilmektedir.
İşte Çin’den mamul/yarı mamul alınırken alımın gerçekten karlı olup olmadığını doğru hesaplarken göz önünde bulundurulması gereken 5 önemli nokta:
1. Üretim Maliyeti:
Çin üreticileri batıdaki firmalara hem hammadde hem de toplam maliyette çok uygun fiyatlar önerebilmekteler. Bunun en önemli sebebi Çin’deki işgücü maliyetinin pek çok ülkeyle kıyaslandığında saat ücreti olarak çok düşük olması ve bu durumun devlet tarafından bilinçli bir politikayla korunmaya çalışılmasıdır. Şangay gibi büyük şehirlerdeki üreticiler ücretleri düşük tutmaları için desteklenmekte ve bu amaçla şehir dışından yeni işçiler getirtilmektedir.
Ancak Çin ürünlerine talep arttıkça büyük şehirlerdeki üreticilerin işçi ücretlerinde de artış kaçınılmaz olmaya başladı. Bunun sonucu olarak yoğun işgücü gerektiren üretim sistemleri işgücü ücretlerinin daha düşük olduğu ülkenin iç bölgelerine doğru kaymaya başladı (Mesela Honda üretim merkezini ve otomotiv montaj birimini Çin’in orta bölgesindeki Dongfeng’e kuruyor). Ancak iç bölgelere doğru gidildikçe sevkiyat planlaması daha zor ve daha maliyetli oluyor. Bunun sebebi ise iç bölgelere doğru yolların kötüleşmesi ve lojistik altyapısının eksikliği.
Üretim maliyetlerini etkileyen bileşenlerden bir diğeri de kullanılan teçhizatlar. Pek çok fabrika yerel makine ve tezgahlarını kullandığından üretim maliyetleri oldukça düşük olabilmekte.
Üretim maliyetleri malzeme maliyetleri açısından ele alındığında ise bazı malzemeleri (elektronik bileşenler, düşük alaşımlı çelikler gibi) Çin’deki yerel üreticilerden temin etmek karlı sonuçlar doğurabilirken, bazı malzemelerin maliyetleri Çinli tedarikçiler de içerdikleri hammaddeyi ithal ettikleri için (yüksek alaşımlı çelikler gibi) yüksek olabiliyor.
Tüm bu üretim maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda Çin’deki üreticilerden malzeme alımında karlı çıkabilmek için satın alınan ürünün maliyet bileşenleri içinde işgücü oranın yüksek olması, mümkünse montaj benzeri işgücü gerektiren işlemlerin de alım kontratına dahil edilmesi faydalı olur.
2. Nakliye Verimliliği:
Çin’den malzeme alımında nakliye giderleri genellikle yerel üreticilerden alındığındakinden daha yüksek olur. O yüzden karar verirken işçilik ve malzeme maliyetleriyle beraber nakliye maliyetlerini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir.
Deniz yolu taşımacılığında genelde hacim başına sabit ücret ödendiği düşünülürse Çin’den küçük hacimde ve kolay paketlenebilen parçaları ithal etmek kazançlı olurken, koruyucu paketleme gerektiren ve bu nedenle yüksek hacim kaplayan ürünlerin getirtilmesi durumunda birim başına yansıyacak olan lojistik maliyeti yüksek olacaktır.
Daha kısa temin süresi içinde elde edilmek istenen ürünlerde uçak yüklemesi yapıldığında ise uçak yüklemesinin maliyeti çoğu zaman işçilikten elde edilen kazançtan daha yüksek olmaktadır. Genellikle sadece paket yoğunluğu fazla ve birim fiyatı yüksek olan ürünler havayolu nakliye masraflarını karşılarlar.
3. Tedarik Süresi ve Çizelgede Kararlılık:
Çin’den deniz yolu taşımacılığı ile ürünlerin tedarik süresi 45 güne kadar uzamaktadır. Bu uzun tedarik süresi bazı riskleri de beraberinde getiriyor: malsız kalma ya da aşırı stok riski gibi. Bu durumda satın alma sorumluları pek çok faktörü değerlendirerek tedarik sürelerinin ve çizelgelerin kararlı olduğundan emin olmalıdırlar.
Çin’deki tedarikçiler genellikle bir yüklemeyle büyük miktarlarda sevkiyat yaparlar. Bu da mal alıcılarının yüksek stok yatırımı yapmalarına ve bu malzemelerin stok taşıma maliyetine katlanmalarına sebep olmaktadır. Buna ek olarak yapılan yüklü miktardaki sevkiyatta hata olması durumunda gerçekten çok fazla ürün hasarlı ve kullanılamaz olabilmektedir.
Bunların yanı sıra bazı ürünler için (özellikle çok kısa sürede yenilenen teknolojik ürünler) uzun sevkiyat süresi Çin’den malzeme alımını sevkiyat deniz yerine uçakla yapıldığı durumda, işgücü verimliliği ne kadar yüksek olsa da, toplam maliyete bakıldığında karlı ve avantajlı kılmamaktadır.
4. Ürün Tasarımı
Üründe yapılacak olan tasarımsal değişikliklerin hayata geçirilmesi oldukça önemli bir noktayı oluşturmaktadır.
Her bir parçası farklı bir ülkeden getirtilen bileşenlerden oluşan bir üründe bileşenlerden bir veya birkaçında yapılacak olan değişikliğe Çin’den tedarik edilecek olan parçaların uyum sağlaması uzun tedarik süresi sebebiyle geç olacaktır. Tasarım değişikliğinden önce yüklü miktarlarda getirtilip stokta bekleyen ürünlerle henüz yolda olan ürünlerin gelmesi önlenemez olduğundan bu malzemelerin stok taşıma maliyetlerine katlanılması gerekmektedir. Bunlara ek olarak istenilen yeni tasarımsal değişikliğe göre üretilecek olan parçanın da alıcının eline ulaşması yine uzun sevkiyat süresi yüzünden istenilen tarihten daha geç olacaktır.
Çok detay içeren tasarımsal değişiklikler söz konusuysa bunlardan da üretici tarafından fazla verim beklenmemesi gerekiyor. Çünkü alıcı ile üretici arasında dil sorunu önemli bir etken olmakta ve yerel teknik beceriler istenen değişiklikleri doğru algılayıp uygulayacak seviyede ve bakış açısında olmayabilmektedir.
5. Teknik Yetenekler
Çin henüz çok özel ve uzmanlaşmış cihazlarla üretilmesi gereken ürünler için doğru merkez değildir. Ürün tasarımı ve ekipman tasarımı ile ilgili yapılması gereken detaylı ve uzmanlık gerektiren işler olduğu takdirde Çin’deki üreticiler bu taleplere cevap veremeyecektir çünkü teknik bilgi ve becerileri buna müsait değildir.
Bu nedenle alt bileşenleri Çin’den temin edip teknoloji yoğun üretim aktivitelerini daha kapasiteli fabrikalarda yaptırmak toplam ürün maliyeti açısından en uygun çözüm olmaktadır. Teknoloji ağırlıklı işlemler yüksek kalite kontrolünü gerektirmekte, bu süreç de ancak daha gelişmiş ülkelerde yer alan ileri düzeydeki fabrikalarda mümkün olabilmektedir.
Çinli üreticilerden malzeme temin etmeden önce satın alma sorumlularının söz konusu ürünleri yukarıdaki 5 nokta göz önünde bulundurularak incelemesinde ve sonra karar vermesinde fayda vardır.
Her ne kadar Çin’deki ucuz işgücü “Çin’e hücum” dönemini başlatmış ve herkesin aklında “Çin’de her şey ucuzdur” imajını yaratmış olsa da üretim ve tedarik sürecinin bir bütün olduğu ve gerçek karlılığa ancak tüm sistemin optimize edilerek ulaşılacağı unutulmamalıdır.
Haziran, 2005
Kaynakça:
http://www.strategy-business.com/press/article/05102?pg=all&tid=230